by Karbonkale

Son Gönderİler


Mandalar genel olarak iki gruba ayrılıyor. Çeki hayvanı olarak kullanılan bataklık mandası ile et ve sütü için kullanılan nehir mandası. İsmi ise Hindistan'ın kuzeyinde bugünkü Uttar Pradeş Eyaletinin Allahabat kenti yakınlarında geçmiş tarihlerde kurulmuş olan Manda Krallığı' ndan geliyor. Günümüzde burada Manda Köyü adında küçük bir yerleşim bulunuyor ve ayrıca Manda adında yerli bir ırk olduğu biliniyor.

Dünya'da İngilizce ismi Water Buffalo'dan kaynaklanan bufalo ismiyle bilinen Manda İtalya'da aslına yakın bir söylemle mandato, Almanca ve Fransızcada mandat kelimesi ile adlandırılıyor.

Türkiye' de ise sürü anlamına da gelen manda, camış, camız, kömüş, dombey, donbay, tonbay, gedek, medek (dişiler için), yaşar (yavru) ve su sığırı gibi zengin yerel isimlerle karşımıza çıkıyor. Anadolu'ya gelişinden itibaren geliştirdiği farklı özelliklerle bu coğrafyanın özgün ırkı olarak resmi adı Anadolu mandası. Bu 2004 yılında tescil edilmiştir.

Anadolu mandası nehir mandasının alt grubu olan Akdeniz mandası kökenli ve Türkiye şartlarına özgü karakteristik yapı kazanmış bir çiftlik hayvanı olarak tanımlanıyor. Süt verimi yıllık 2000 kg a kadar çıkabiliyor. Akdeniz mandası en yaygın yetiştirilen nehir mandası, Mısır, Türkiye, yakındoğu ve tüm Avrupa mandaları bu grubun içinde yer alıyor.

Murrah dünyanın en tanınan ve aranan ırklarından biri. Hindistan ve Pakisten kökenli olup günümüzde Hindistan'ın Pencap ve Haryana eyaletleri başta olmak üzere Azerbaycan, Çin, Endonezya, Nepal, Filipinler ve Vietnam gibi çok geniş bir alanda yetiştiriliyor. Bulgaristan'da ise 1962 de Hindistan'dan getirilen Murrah ırkıyla yerli mandalardan elde edilen melez ırk (Bulgar Murrahı) sayesinde süt veriminde olumlu sonuşlar elde edilmiştir.Murrah'ın süt verimi yıllık 1800-2500 kg arasında değişiyor.

Yüksek yağlı düşük kolesterollü Manda Sütü
Manda sütü koyun, keçi, inek sütlerine göre yağ oranı en yüksek olandır. Kuru madde oranı % 17,7 civarındadır ve bunun % 7,85 i süt yağı, % 4,15 i protein, % 4,8 i laktoz ve % 0,8i külden ibarettir.

Laktasyon süresi ortalama olarak 10 aydır. Laktasyonun sonlarına doğru kuru madde miktarı daha da artar. Bu artış kendini özellikle süt yağı ve proteinde gösterir. Yağ % 15 e kadar yükselebilir. İnek sütünden iki kat daha yağlı olmasına rağmen kolesterol içeriği inek sütünün % 55 i kadardır.

Manda sütü diğerlerine göre daha uzun süre bozulmadan korunabilir. Yeşilliklerden aldıkları karoteni yüksek oranda A vitaminine çevirdikleri için sütün rengi daha beyazdır. Karoten sarımsı bir renge sahipken bu dönüşüm tıpkı keçi sütünde olduğu gibi manda sütü ve ürünlerini de daha beyaz yapar. İnek sütüne göre daha çabuk pıhtılaşır. Kalsiyum, demir ve fosfor gibi mineraller açısından inek sütüne göre daha nitelikli bir süttür.

Mandacılık Araştırma Merkezi
Türkiye'de mandacılıkla ilgili araştırma geliştirme çalışmaları 1963'den beri Balıkesir deki merkezden yürütülüyor. Manda Islahı Projesi ile konu gündemde tutuluyor ve ağırlıklı olarak verimlilik konusunda çalışmalar yapılıyor. Bu konuda Balıkesir'in fonksiyonu oldukça önemli, çünkü ırklarımızı koruyup geliştirmek ve verim üzerine çalışmalar Bandırma'daki merkezde gerçekleştiriliyor. Yeni adı Koyunculuk Araştırma Enstitüsü olan birimde Yerli Genetik Kaynakların Muhafazası projesi kapsamında 81 Anadolu mandası genetik kaynak olarak korunuyor.

Badami Padeer

Manda sütünden Peynir?
Manda sütü genellikle yumuşak ve taze peynir üretimi için daha uygun özelliklere sahiptir. Peynirin az su tutması, asitlenmesinin yavaş olması, olgunlaşma hızının düşüklüğü gibi sebepler peynirde acılık meydana getirebilir.

Salamurada saklanan beyaz peynirlerde bu tür sorunlar görünmüyor. Ancak manda sütünün kuru tuzlama ya da salamura ile olgunlaşan veya sert peynirlerde farklı sütlerle dengeleyerek paçal üretimde kullanılması yoluyla bu değerli süt ile farklı yerel ürünler elde etmek mümkün oluyor.

Manda mamüllerinde yurdumuzun üretim tüketim alışkanlığı genellikle kaymak ve yoğurt üzerine olsa da Balikesir de olduğu gibi sadece manda sütünden salamura peynirler de üretiliyor.

Dünyada marka bilinirliği yüksek çeşitli manda peynirleri görüyoruz; İtalyanların siyah altın dedikleri mandanın sütünden en meşhuru pişmiş hamuru, lifli, kabuksuz ve kaymaksı yapısıyla Mozzarella. İçi kaymakla doldurulan Burrata, kaşkavalın atası sayılan Cacocavallo, mağaralarda olgunlaştırılan Caciobufala, küflü Blu di Bufala, bir tür lor olan Ricotta nın manda sütünden üretimleri bulunuyor.

Cacocavallo

















İngiltere'de el emeğiyle üretim yapan küçük mandıralarda (artizan) son yıllarda manda sütünden Cheddar' lar, küflü Stilton peyniri üretimi yaygınlaşırken Hindistan' ın Paneer' i Mısır' ın Rumi' si alternatif olarak karşımıza çıkıyor.

Sadece Manda Sütü işleyen Mandıra
Farklı coğrafyalardan değişik yorumlar içeren bu ürünler zengin peynir kültürümüze manda sütünden gelecek katkılar olduğunu gösteriyor. Eskinin doğal hayvancılık yöntemleri şimdilerde pastoral hayvancılık olarak tüm dünyada ilgi görüyor. Avrupa ülkelerinde market rafında yer alan her peynirin üzerinde dağlarda dolaşan mutlu hayvanların ve el emeği üretim yapan ustaların hikayeleri anlatılıyor. Yurdumuzdaki peynir gezilerinde ve Balikesir'in dağ köylerinde gördüğümüz manzaralar gerçek bir pazarlama iletişimi olarak kullanılabilir.

Sütün katma değeri yüksek mamüllere dönüştürülmesi için coğrafi tescille nitelikli markalar yratılarak gastronomi turizmini harekete geçirmek yoluyla şehirlerimiz için çok önemli bir başlangıç noktası olacaktır. Balıkesir yerel yönetimi geliştirdiği projeler vasıtasıyla güzel yol katetmektedir. Büyük Şehir Belediyesi ve Manda Yetiştiricileri Birliği sadece manda sütü işleyecek bir mandıra kuruyorlar. Çok yakında kendi ırklarımızdan geleneksel manda mamülleri Balıkesir' in özgün markasıyla pazarda olacak

Bir Balkan Lezzeti, Maznik

Malzeme
1 litre sıcak su
100 gr tereyağı
1 su bardağı sıvı yağ
1 yemek kaşığı tuz
Alabildiği kadar un

Çok değişik harika bir lezzet olan Maznik'i mutlaka denemelisiniz.
İlk önce suyu kaynatın, yoğurma kabına un ve tuzu koyup sıcak suyu ilave etmek suretiyle tahta kaşıkla karıştırarak hamur kıvamına gelene kadar (bu arada elinizin sıcaklığına dayanacak kıvama gelir) iyice yoğurun. Sonra hamuru 20 parçaya bölün 5 bezeyi tabak büyüklüğünde açıp aralarına yağ sürerek üst üste dizin, en üstekine yağ sürmeyin. 40-50 cm çapında bir tepsiye göre açın yağlı tepsiye yerleştirin. Diğer bezelere de aynı işlemi yapın tepsiye göre açtığımız hamura da yağ sürüp diğer yufkaları da aynı işlemi uygulayın.
200 derece fırında yaklaşık 45 dk üzeri kızarana kadar pişirin. İçini iyice çekmesi gerekiyor. Fırından çıkarttıktan sonra biraz soğumaya bırakın. Daha sonra didikleyin, katlarını açıp parçalayın ve tamamını uygun bir servis tepsisine koyup erittiğiniz tereyağını üzerine dökün, güzelce karıştırın.

Mutlaka deneyin pişman olmazsınız... Pekmez reçel ve ayran ile servis edildiğinde şahane olur.



istanbul

Bir sonraki kentsel kaçışınız için hazır mısınız? Bu heyecan verici destinasyonlar, her şeyden önce onları en çok yaşamak isteyen Azchorba okuyucularını bekliyor.

Bir şehri gerçekten şahane yapan nedir? Hayran bırakan tarihi, kendine özgü restoranları, zengin kültürel olanakları ve ilgi çekici insanları bir zorunluluktur. İç içe geçmiş bir sokak hayatı, arkadaş canlısı bir nüfus ve doğa ile uyumlu bir ilişki eşit derecede önemlidir. dünyanın en görülesi yerler listemizi oluşturan şehirler bu niteliklere sahipler.

Elbette, bazı şehirler asla modası geçmez. Dublin; Roma; Tokyo ve Pekin, Düsseldorf - Almanya' dan listemize giren tek şehir. Dünyanın dört bir yanındaki okuyucuların tercih ettiği şehirleri görmek için okumaya devam edin.

1. Dublin

2. Düsseldorf

3. Roma

4. isfahan

5. Çanakkale

6. Tokyo

7. Beyrut

8. Taipei

9. San Sebastian

10. Las Vegas

11. Peking























12. Prag


13. Belgrad

14. Tel Aviv

15. Dnipropetrovsk


Hamburger

Bu tarifimiz oldukça basittir ve bir kalabalık bir grubu beslemek için kolaylıkla iki katına çıkarılabilir. Nane, maydanoz, frenk soğanı, dereotu ve fesleğen vb. elinizde bulunan taze otlar karışımını kullanın.

Biraz yumuşatmak ve yumuşatmak için ete bir miktar zeytinyağı eklenir. Yağsız kuzu nasıl olsa seviyorum ama ızgara için biraz yağ burger yumuşak ve sulu kalmasını sağlamak için yardımcı olur.

Malzeme
1 kilo kuzu kıyması
200 g beyaz peynir ve 5 yemek kaşığı zeytinyağı
1 su bardağı ince kıyılmış taze otlar (fesleğen, nane, maydanoz ve dereotu gibi),
1 diş sarımsak, kıyılmış, 3/4 çay kaşığı tuzu
1 büyük dilimlenmiş domatesve 4 burger ekmeği
servis için taze roka veya diğer yapraklı yeşillikler

Beyaz peynir ve 3 yemek kaşığı zeytinyağını bir mutfak robotunda yaklaşık 2 dakika tamamen pürüzsüz hale gelene kadar karıştırın.

Orta boy bir kapta kuzu kıyması, taze otlar, sarımsak, tuz ve 1 çorba kaşığı zeytinyağını birleştirin ve iyice karıştırın. Dört adet kuzu köftesini şekillendirin.

Yüksek ateşte pişene kadar ızgara yapın.
Burgerleri ızgaradan çıkarın ve bir kenara koyun.

Burger dinlenirken kalan zeytinyağlı domatesleri fırçalayın ve ızgaraya yerleştirin. Kömür izleri ortaya çıkıncaya kadar ızgara yapın. Çörekler kızarana kadar kızartın, sonra çırpılmış beyazpeyniri her iki yarıya da sürün. Kuzu burgeri yerleştirip ızgara domates ve taze roka ile doldurun.
Şevket-i Bostan
















Ege pazarlarında mevsiminde satılan şevket-i bostan topraktan çıkarması ve sonrasında temizleme aşamalarının zorluğu nedeniyle biraz pahalı olsa da her zaman alıcı buluyor. Şevket-i bostanın genellikle kuzu eti ile yemeği yapılır ama et sevmeyenler salatasını veya pirinçli yemeğini tercih ediyorlar. Beyaz kök kısmı biraz sert olunca pişmesi de uzun sürdüğünden kök kısımlarını yumuşayana kadar pişirip, yeşil kısımlarını daha sonra eklemek suretiyle pişirilir.

Malzemeler
Yarım kilo şevket-i bostan
Yarım çay bardağı zeytinyağı
1 adet limonun suyu ve bir tatlı kaşığı tuz

Taze uçları, yeşil kısımları kesilir.
Ayıklandıktan sonra akan bol su altında iyice yıkanır.
Derin bir tencerede, bol kaynar su içinde beyaz kök kısımları yumuşayıncaya kadar pişirilir.
Beyaz kök kısımları piştikten sonra, yeşil kısımları da eklenip pişirilir.
Sonra suyu süzülen şevket-i bostanlar servis tabağına alınır.
Üzerine limon suyu, zeytinyağı ve tuz çırpılarak yapılan sos gezdirilir.
İstenirse bir iki diş sarımsak da eklenebilir.
Ilık olarak servis edilir.

Akdeniz diyeti (MedDiet) sütlü gıdaların fazla tüketimi ile ilişkili değildir. Son zamanlarda Avustralyalı araştırmacılar, Akdeniz beslenme planına peynir ve yoğurt ilavesinin, düşük yağlı bir diyetten daha üstün kardiyovasküler faydalar sağladığını bulmuşlardır.

Bu çalışma yeni MedDairy'nin genel düşük yağ diyetinden daha iyi çalıştığını ve kardiyovasküler hastalık riski taşıyan insanlar için daha iyi sağlık sonuçları sağladığını gösteriyor.

Amerikan Kalp Birliği'ne göre, ABD' deki her üç ölümden biri kardiyovasküler hastalık nedeniyle gerçekleşiyor. ABD'de her gün yaklaşık 2.300 kişi kalp ve damar hastalıklarından hayatını kaybetmekte, bu da ortalama olarak her 38 saniyede bir kayıp anlamına gelmektedir.
Düşük yağlı diyetler genellikle kalp hastalığı riskini azaltmak isteyen kişilere tavsiye edilir. Benzer şekilde MedDiet, hastalığın önlenmesinde önemli bir değerdir.

Güney Avustralya Üniversitesi'nden yapılan yeni bir araştırmada, az yağlı bir diyet her gün üç ile dört porsiyon süt gıdası ile desteklenen bir MedDiet'le karşılaştırıldı. Bulgular, MedDairy diyeti olarak adlandırılan sütle güçlendirilmiş MedDiet'in önemli ölçüde daha sağlıklı kalp atışlarına, kan basıncına, kolesterol seviyesine ve ruh haline yol açtığını ortaya koydu. Araştırmacılar, sonuçların kardiyovasküler hastalıkların önlenmesi için düşük yağ diyetinin popüler önerisine meydan okuduğu sonucuna vardı.
Bir basın bülteninde “MedDiet, dünyanın en sağlıklı diyeti olarak hızlı bir üne kavuşmakta ve gelişmiş kardiyovasküler sağlığı sunmaktadır " dediler. Avustralya'da, kalp sağlığını iyileştirmek için sıklıkla düşük yağlı diyetler öneriliyor ve hala sağlıklı oldukları algılanıyor. “Bu çalışma, yeni MedDairy'nin genel düşük yağ diyetinden daha iyi çalıştığını ve kardiyovasküler hastalık riski taşıyan insanlar için daha iyi sağlık sonuçları sağladığını gösteriyor.”

Çalışmayla sütlü gıdalarının, kan basıncını düşürme gibi kardiyovasküler sağlık üzerinde olumlu etkilerinin olduğu bildirildi. Vasküler daralmadan sorumlu olan hormonları azaltan belli bir enzim dönüşümünün engellenmesinden kaynaklanabileceğini düşünülüyor. Avantaj ayrıca sütlü gıdalarının damar direncini düzenleyebilme ve artan nitrik oksit sentezi nedeniyle kan damarlarının gevşemesine izin veren genişlemeyi destekleme potansiyelinden de kaynaklanabilir. Halen araştırılmakta olan başka potansiyel mekanizmalar da bulunuyor.

MedDiet'e kolayca eklenebilir, çünkü düşük yağlı diyetten daha az kısıtlayıcıdır. Ayrıca standart bir batı diyetinden daha lezzetli ve ucuz ve hazırlanması kolaydır.
MedDiet'in içeriğinde bağımsız olarak kalp sağlığına faydalı olduğu bildirilen bir dizi yiyecek ve besinler var. Bunlar arasında fındıktan elde edilen tekli doymamış yağ asitleri ve diğer taraftan sızma zeytinyağı, yağlı balık ve cevizden elde edilen omega-3 yağları, lif, polifenoller, kepekli tahıllar ve baklagiller olarak sayılabilir. Yemek planı nispeten düşük kırmızı ve işlenmiş et tüketiminin yanı sıra ilave şekerler, tuzlar ve sağlıksız yağlarda yüksek olma eğiliminde olan isteğe bağlı yiyecekleri içerir. Bunların bir araya gelmesi MedDiet'in neden düşük yağlı bir diyetten daha çok kalp dostu olduğunu açıklamaktadır.

Çalışma Amerikan Klinik Beslenme Dergisi'nde yayınlandı.
The American Journal of Clinical Nutrition Dergisi, Cilt 108, Sayı 6, 1 Aralık 2018, Sayfa 1166–1182